Timur
Kaplam - No 1 Mixtapeİstanbul Attack Grubundan tanıdıgımız Timur KaAbluka Alarmplan yeni projesi ´´No 1 Mixtape´´ ile severleri karşısında.

Istanbulu'un en iyi rapciler bir araya geliyor.
simdeden rapcilerden parcalar aliyoruz ve pek yakinda sizede bildirecegiz.Bir sosyal kimlik olarak hiphop karşımıza ilk olarak 70'lerin sonunda çıkar. Kelime anlamı olarak kalça atmak - kalça sektirmek gibi basit bir anlamı olsa da hiphop'ın doğduğu topraklar olan Amerika'yı aşıp bütün dünyaya yayılmasının nedeni isminden ziyade yaşama karşı takındığı tavırdır. Hiphop'ın takındığı bu tavır kabaca kendine özgü bir dansı, bir dili, kıyafetleri ve vahşi bir grafiti tarzını kapsar.
Yüzlerce yıldır Amerika'da eşit olmayan şartlarda, kendi yurtdaşlarından çok da farklı olmayan koşullarda yaşayan siyahların bu dönemde elde ettiği belli haklar gerçek yaşamda yine pek bir anlam ifade etmiyordu. Siyahlar halen ekonomik ve sosyal olarak ezilmeye, siyasal ve toplumsal yaşamın dışında tutulmaya devam ediliyordu. Özellikle Reagan döneminde bütün dünyada yaşanan ekonomik sıkıntılar Amerika'da beyaz alt-orta sınıfa göre çok daha fazla gettolarda yaşayan siyah halkı etkiledi. sahte ekonomi olarak da adlandırılan dönemin şartlarında para parayı getiriyor, işçi emeğinin hiçbir getirisi olmuyordu. İşte tam bu sıralarda hiphop kültürünün taşıyıcı unsurları bir kurtuluş reçetesi gibi siyah getto insanları tarafından yaratılmaya başlandı. Grafiti, break dans, dj'lik ve rap çok kısa bir zaman dilimi içersinde bütün Amerika'da toplumsal muhalefet aracı olarak gelişti ve böylece siyahlar, yarattıkları bu yeni müzik ve kültür aracılığıyla günlük yaşamda karşılaştıkları çelişki ve sorunları birinci elden anlatabilme imkanı buldular.
Basit bir benzetmeyle reggae'nin 1970lerde Jamaika'da ıstırap çekenler için yaptığının aynısını on yıl sonra hiphop ve rap Amerika'daki yoksul siyahlar için yapmıştır. Önde gelen bir hiphop Dj olan Bambaata'nın sözleriyle hiphop "hayatta kalmayla, parayla ve insanlarımızın ilerlemelerini sürdürmeleriyle ilgilidir." bu insanların yeniden farkedilmelerini sağlayan hiphop, ayrı tutulan bir toplumun gurur ve kimliklerinin güçlenmesine yardımcı olmuştur. Reggae gibi bu müzik de daha sonraları uluslararası bir dinleyicisine ulaşmıştır. Bu müzik türünün gelişmesine katkıda bulunan Wild Style ve Beat Street gibi iki önemli film bu dönem içersinde çekilmiştir.
Hiphop kültürü içinde en büyük unsur olarak karşımıza çıkan rap, çete savaşlarına, ırkçı, dinci, ekonomik ve tüm sosyal ayrımlara karşı ilk olarak Afrika Bambataa'nın 1974 yılında kurduğu Zulu Nation, NWA, Puplic Enemy gibi grupların öncülüğünde bize kendini gösterir. Amerikan hiphop'ının yol ayrımı olarak bilinen east-west ( Newyork-Los Angeles) ayrımı temelde iyi-kötü ayrımı olmaktan çok iki ayrı kentte yükselen dev müzik firmalarının ve bunların bünyesinde bir araya gelen rapper ve rap grupları ticari çıkar kavgalarına işaret eder. Zamanla Kararları büyük sermayelerin almaya başlamasıyla birlikte rap ilk doğuşundaki protest ruhtan uzaklaştığını görmeye başlarız.
Hiphop kültürünün ve rap şarkı formunun doğuşunu daha detaylı olarak ele alırsak, bu müzik biçeminin tohumlarının on yıllardır siyahların ve hispaniklerin gettosu olan New York'taki Güney Bronx'ta atıldığını söyleyebiliriz. 1930'da bölgede yaşayanların yaklaşık dörtte birini Batı Hint adalarından gelen göçmenler oluşturuyordu. Günümüzde Bronx'da yaşayan ve İspanyolca konuşanların çoğu ise ya Porto Riko ve Küba gibi Karayip adalarından gelmişlerdir ya da Karayipli kölelerin çocuklarıdırlar. 1960'ların sonlarında Bronx New York City'nin en yoksul ve en korkutucu mahallesi olarak anılmaya başlanmıştır.
1967 yılında Kool Herc adında bir dj Jamaika'dan ABD ye göç ederek ve Batı Bronx'ta yaşamaya başlamıştır. Herc Jamaika'daki müzik camiasına ve endüstrisine hakim biri olarak ev partilerinde ve çeşitli toplantılarda Djlik yapar ancak farkettiği yeni detay New Yorklu siyahların reggae eşliğinde dans edemediğidir. Bunun üzerine kalabalıklara cazip gelebileceğini düşündüğü Latin esintili funk ritimleri eşliğinde talk over biçimli şarkılar çalmaya başlar. Müziğinde sokak argosunu bolca kullanan Herc, topluluğa seslenen ve müziğine dikkat çeken sözleri şarkı formuna ekler. Konuşmasının amacı insanların dans etmeyi sürdürmesini sağlamak ve canlı performansların verdiği heyecanın aynısını yaşatmaktır. Yavaş yavaş Herc bu tarzıyla popülerleşme başlar ve parçanın kendisini çalmaktan çok sadece enstrumantel bölümlerini kesip almak amacıyla plaklar satın almaya başlar. Aradığı lead gitar ya da bas rifi veya davul örgüsü sadece on beş saniye sürmektedir. Bütün parçayı sonuna kadar çalmak yerine, bir yandan mikrofonla konuşurken bir yandan da bir pikaptan diğerine geçişler yaparak aynı bölümü defalarca çalar. Bu aynı plağın birden fazla kopyasını satın alması ve dolayısıyla da Herc'in çok hassas bir zamanlamaya sahip olması gerektiği anlamına gelmektedir. Böylece, aynı plağın kopyaları arasında tam zamanında geçişler yapabilmek için djlerin çalacakları plakları belirlemekte kulandıkları kulaklıklardan edinir.
Herc, çeşitli şarkıların davul örgülerini kendi tarzı için uygun bularak farklı uyarlamalar yapmaya başlar ve yarattığı bu yeni çalışma biçimi dönemin bir çok dj'ine örnek olur. Theodor adlı bir dj stratch denilen bir teknik geliştirir. Bu teknik iğne oluğu üzerindeki plağın çok hızlı hareketlerle öne ve arkaya kaydırılmasıyla müzikte bir kasılma hissi verme işlemine dayanıyordu. Bir plak bu şekilde kullanıldığında bir perküsyon enstrumanına dönüşebiliyor ve müzikte temponun iyice ön plana çıkmasına katkı getiriyordu.
Grandmaster Flash ( Joseph Saddler) hiphop tarzının yaratılmasına önayak olmuş bir başka Bronx’lu dj olmuştur. Anne ve babası Barbadoslu olan Flash’ın Karayip ve siyah Amerikan müziklerine aşinalığı ve büyük bir ilgisi bulunmaktadır. Flash’ın bu kültüre katkısı iki ilgi alanını birleştirmekle başlamıştır, ses teknolojisi ve hard funkı harmanlayarak kendi sistemini yaratan Flash caddelerde, çevredeki parklarda, yakın bir sokak lambasından elektrik ihtiyacını karşılayarak müziğini insanlara dinletmeye başlar ve zamanla punch phasingde gerçek bir uzman haline gelir. Bu teknik diğer pikaptaki plak çalmaya devam ederken dj’in pikaplardan birindeki plağı aniden belli bir yerinde durdurmasını ifade eder. Hiphop’ta punch bir cümle’deki noktalama işaretiyle aynı işlevi görmektedir. Bir virgül veya noktanın yazılı metne şekil vermesi gibi, plaktaki seslerin akışına şekil vermesine yardım ederek punch dans eden kalabalık için tempoyu ve ritmi vurgulamak üzere kullanılmaktadır. Flash aynı zamanda elektronik müzik davul vuruşlarını üreten bir makina olan beat box ile çalışan ilk hip hop Djlerinden biri olup o sıralarda başını Melle Mel’in çektiği MC ekibiyle birlikte GrandMaster Flash ve Furious Five alameti fabrikaları haline gelen sert bir rap tarzı geliştirmişlerdir.
Bu ilk günlerin bir diğer önemli siması da Afrika Bambaata’dır. O sıralarda Bronx’taki River Community Center’da bir ses sistemi işleten Bambaata günümüzde hip hopın ordinaryusu olarak saygı görür. Bob Marley’in reggae alanında yaptığı gibi, Bambaata da rap müziği ile kültürününü sözcüsü ve büyükelçisi rolünde düşünülür. Afrika Bambaata ünlü bir XIX. yüzyıl Zulu şefinin adıdır ve şefkatli lider anlamına gelmektedir. Bambaata bu rolü çok ciddiye alır ve 1975te funk tutkunu sokak çocukları için daha sonraları Zulu kavmi olarak tanınacak olan bir örgüt kurar. Bambaata 1970lerin başında New York’un en güçlü çetelerinden biri olan Black Spades’in üyesidir ancak şiddet ve uyuşturucunun çeteleri nasıl yok etiğiini bizzat kendi görür ve bu duruma karşı gelecek zamanlarda şarkıları ve duruşuyla tepki gösterir.
Bunların yanı sıra Bambaata militan bir siyah tarikatı olan Siyah
Müslümanlar aracılığıyla ırk ve kültür politikalarıyla ilgilenmeye
başlamıştır. Siyah Müslümanlar 1960‘lar boyunca Cassius Clay, Büyük boks
şampiyanu Muhammed Ali gibi pek çok kişinin inancını değiştirip
müslümanlığa geçmesini sağlayıp Batı dünyasında siyahların yaşadığı
gettolarda yeni bir özgüven havasının oluşmasına katkılar sağlamıştır.
Bob Marley’in Rude Boy döneminde Rastafaryan temaları olan kökler ve
kültür aracılığıyla reggae müziğini nasıl yönlendirdiyse, hemen hemen
aynı sıralarda Bambaata da çetelerle yatıp kalkan siyah sokak
çocuklarına kolektir dayanışma ve daha yapıcı davranışlar geliştirmeleri
doğrultusunda rehberlik etmeye çalışmıştır.
Battle Rap: İsim vererek ya da üstü kapalı biri ya da birileri sözlerde iğnelenir. İsim verildiği an Diss olarak adlandırılır. alt yapılar genellikle sert olur. Underground gelişen rap oluşumlarının genel olarak kullandığı sitildir. ülkemizde en fazla rastladığımız rap üslubudur.
Crunk : Crazy ve Drunk kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. İçmek, eğlenmek, dans etmek gibi sözlerden şarkı yapısını oluşturur. Doğum yeri Atlanta olan türün en bilinen isimleri Pitbull, Ciara, Mystikal, Unk, White Dawg, Lil Scrappy dir.
Dirt South Rap: ABD’nin güney yakasında ortaya çıkmış bir türdür. Ludacris, Usher, T-Pain türün önde gelen isimleridir, genellikle parti tarzında hareketli parçalar yaparlar.
Diss: rap müziğinde rapper’ların birbirlerini yermek için yazıp besteledikleri türdür. genellikle küfür içeriklidir. Rap argosunda diss söylemek, diss atmak, disslemek gibi isimlerle ifade edilir. Diss atıldığında karşı taraf ona cevap veriyorsa buna dissleşme veya dişleşme denir.
Freestyle Rap: sözleri önceden yazılmamış veya çok azı yazılmış, doğaçlama üzerine kurulmuş türdür. rap kavgalarında rapçilerin yeteneklerini sergileyebilmek için kullandıkları rap çeşididir.
Punchline: sözleri çok ağır genellikle kişiye karşı yöneltilen diss’ler sonunda söylenen rap biçimidir. küfürlü ve oldukça sert biçimiyle bilinir.
Bu dönemde hiphop etrafında yeni bir tarz kendini göstermiştir. Bir ordu dolusu Break Dansçı (bunlara B-boys ve B-girls de deniliyordu) insan vücudunun sınırlarını zorlayan akrobatik dans hareketlerini geliştirmişlerdir. İlk olarak Floor Lock yayılır. Bu figürde dansçılar tek ellerinin üzerinde dururken vücutlarını havada döndürüp bacaklarıyla tekmeler atarlar. Ardından Handglide ya da Flow (bir dirsek üzerinde dengede dururken dönmek) gibi figürler ortaya çıkmıştır. Backspin, headspin, windmill ve lofting(havada dalış yapıp ellerin üzerine inmek) geliştirilir. Suicide( eller yandayken ileri doğru düşüp sırt üstü dümdüz yere inmek) ise kalabalığa figürün bittiğini anlatmak üzere belli bir pozda donup kalmayı gerektiriyordu. Daha sonra bir dizi figürden oluşan ve kimi zaman electric boogie adı verilen başka bir dizi dans figürü doğdu. Bu figürler Tick Mannequin ya da Robot, King tut, Wave, pop,float ve moonwalk yürüyüşüydü. Bütün bunlar dansçının çok disiplinli bir şekilde müziğin zamanlamasını yakalayan ani ve hızlı kas hareketleri sergilemesini gerektiriyordu. Lock it de, gülmenin dans ve mimin karışımından oluşan bir uyarlaması olmuştur. Daha sonraları ortaya çıkan bir başka dans türü de hareketleri kabaca kung fu hareketlerine dayanan bir tür kavga dansı gibi düşünebileceğimiz uprock’tır. 1982lere gelindiğin de ise serbest stil’de dansı görmeye başlamışızdır. Adından da anlaşılacağı gibi bu stil B-boylara ve B-girllere dans esnasında diledikleri gibi doğaçlama yapma imkanı tanımıştır. Rakip dans gruplarıyla girişilen düellolar kültürün önemli bir parçasını oluşturmaya başlarken, girişilen yarışın önemli yanı dans biçiminde yaratılan farklılıklarla ön plana çıkabilme mücadelesidir.
Dansa verilen bu önem beraberinde kıyafetlere ve giyim biçimine verilen önemi de önemli şekilde etkilemiştir. B-dansçılarının giydikleri kıyafetlerin rahat ve yıkanabilir olmalarına dikkat ederek günlük yaşam kıyafetlerinin, spor kıyafetlerine benzerlik göstermesini sağlayarak, belli bir giyimi tarzlarında kalıplaştırdılar. İlk B-tarzı giyim, kapşonlu anorak ve kazaklar, düşük belli kotlar, tenis ayakkabıları ve siperliği iyice öne yatırılan denizci keplerinden oluşuyordu. Ancak sonraları tarz değişiklikler geçirmiş bacağa yapışan kotlar, deri yelekler, havacıların giydiği deri ceketler, kazaklar ve işçi tulumları yaygınlaşmış, kepler ters ve iyice enseye yatırılmış olarak giyilmeye başlanmıştır.
Bunların yanı sıra Break Dansın doğuşuna dair çeşitli öyküler
bulunmaktadır. Afrika Bambaata’nın Newyork sokak kavgalarına son vermek
ve gençler arasında çıkan sorunlara barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla
break dansı ortaya çıkardığını söyleyenlere karşılık, Los Angeles’dan
Sugarpop’un bu dansı ortaya ilk kez çıkardığını söyleyenlerde
bulunmaktadır. Ortaya çıkış şekli nasıl olursa olsun, break dansının en
büyük özelliğinin fiziğe, çevikliğe ve akrobasiye dayanan bir sokak
dansı olarak, rakiplerinin aynı anda karşı karşıya gelerek tüm
hünerlerini kapışma yoluyla ortaya koyarak çıkabilecek kavgalara son
vermesi olduğunu söyleyebiliriz.
Timur
Kaplam - No 1 Mixtape